Klasik Bir Ankara Evi’ne Modern Dokunuşlar

‘Klasik Ankara Evi’ diye bir olgu bence gerçekten var… 1950 ve 1960’ların modern yüzünü bugünlere kadar kararlılıkla taşımayı başaran bazı yapıların çehreleri biz tasarımcılara tebessüm ettirse de, iç mekanlar için her zaman aynı şeyi söylemek mümkün olmuyor.

Gerek her gün, her dakika yenilenen bir dünyanın getirisi yeni nesil ürün ve teknolojiler, gerekse kullanıcıların yaşadıkları yüzyıla daha uyumlu mekanlarda soluk alma isteği ile o ‘Klasik Ankara Evleri’ne müdahale etmek bir noktada kaçınılmaz oluyor. Bu sonbaharda bitmesi planlanan, önünden geçerken zamanda yolculuk yaptığımız o klasik Ankara evlerinden birinden bildiriyorum… Klasik bir atmosfere sahip olan evin genelinden hoşnut kullanıcılar için, ‘şimdiki zamana daha uygun ve kendi yaşam tarzlarına daha uyumlu bir mutfak ve banyo’ hayali beni işe başlarken en çok etkileyen tanımlamalardan biri oldu. İçeri girdiğinizde, eski hali ile Ankara’nın kuru bozkır havasını size anında yaşatan klasik ve küçük bir mutfağın, yerleşim planında yapılan birkaç değişiklik ve seçilen doğru renk&materyaller sayesinde bambaşka bir yüze kavuşacağına başından beri inanıyorum.

Dar Alanda Kısa Paslaşmalar

‘Normal şartlarda 2 kişinin paylaştığı bu küçük mutfak, ailenin diğer üyelerinin de katıldığı bol kahkahalı sabah kahvaltılarında ya da akşam yemeklerinde çalışması ve servis yapması zor bir hal alıyor.’ cümlesi ile mutfağın yegane sorunundan dem vuran ev sahipleri hep daha aydınlık ve ferah bir mutfakta çocukları ve torunları ile vakit geçirmekten bahsediyorlardı. İnce, uzun dikdörtgen bir alana sahip olan mutfakta öncelikli olarak eviye, ocak ve bulaşık makinasının yerini değiştirmekle işe başladık. Mutfağın girişini kapatarak, bizce mutfağı daha da daraltan buzdolabı ufak bir dokunuşla mutfağın girişindeki nişe yerleştirildi ve çevresinde oluşan boşluktan kiler dolabı olarak faydalanıldı. Mutfak kapısının hemen bitiminde yer alan, ocakta yemek yapmak gerçekten zor olduğu için, yeni yerleşim planında eviye, ocak ve bulaşık makinası birbirine daha yakın olacak şekilde mutfağın merkez aksına doğru kaydırıldı. Böylelikle mutfakta çalışacak olan kişiye rahat bir hareket kabiliyeti sağlandı ve tüm bu 3 işlev bir araya konumlandırılarak bölünmüş tezgaha veda edilerek, daha geniş bir tezgahta çalışma olanağı elde edildi.

Çok Eşya Az Alan

Ülkemizde, mutfakların genel olarak tek kullanıcısı kadınların yegane isteklerinden biri olan ‘daha fazla depolama alanı’, bu projede de kendimize ezberlettiğimiz mottolardan biri halindeydi elbet. Önünde rengarenk çiçeklerin coştuğu, sokak manzaralı mutfak penceresinin altında derinliği ile alanı daraltmayan, ancak kuru gıdalar için oldukça güzel ve temiz bir depolama alanı elde ettiğimiz bir dolap ile hem kullanıcının yüzünü güldürdük, hem de bizce o güzelim çiçekler artık daha doğru yerde açmaya devam edecekler.

Daha Net ve Temiz Bir Görüntü

Mevcutta açıkta olan kombi, tezgah üstünde oluşturulan ters U şeklindeki dolapların, pencereye yakın kolunda saklanarak mutfakta daha temiz ve net bir görüntü elde edildi. Daha aydınlık bir mutfak için seçilen kırık beyaz rengin yanına eşlikçi olarak seçilen açık vizon tonu, bu ters U dolaplarda uygulanarak, mutfak monoton olmaktan kurtarıldı.

Yaşam Alanına Dönüşen Mutfak

Televizyon ile sıkı bir ilişkisi olan kullanıcıların üzerinde durduğu bir diğer husus da bir şekilde, mutfakta TV için bir alan yaratmak ve mutfağı onlar için 7/24 yaşanılır kılmak idi. Bu istek doğrultusunda, kullanım dışı mutfak kapısını iptal ederek işe başladık ve tezgah duvarının karşı duvarında TV ünitesini de içinde barındıran bir duvar panosu tasarladık. Mevcut radyatörü içine alarak gizleyen bu pano, kiriş ve kolonların bize yaratmış olduğu doğal nişin içerisinde konumlandırıldı. Bu duvar panosunun içerisinde yer yer açılan yalancı nişler sayesinde, ev sahipleri için değerli objeleri sergileyebilecekleri bir alan elde edilmiş oldu. Nişlerin yanı sıra ekstra olarak camlı bir sergileme dolabı daha tasarlanarak depolama alanı arttırıldı. Mevcut yuvarlak masa yerine açılır kapanır ve duvara sabit bir masa tasarlanarak hem yer tasarrufu sağlandı, hem de yeri geldiğinde rahatlıkla 4 kişinin birlikte yemek yiyebileceği bir alan elde edildi. Masanın hizasında konumlanan TV ünitesine asılan küçük televizyon ile mutfak artık sadece yemek pişirme&yeme alanı olmaktan çıkarak, kullanıcıların en büyük istekleri hayal olmaktan çıktı.

Hazırlayan:
İç Mimar Mürde Deniz Berksan

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıkla

Kategoriler